• Gürcülerde Beşik / akgvani

    Beşik / akgvani

    Benim ve çocukların beşikte büyütüldüğü, altlarına toprak serildiği dönemlerde;

    Kil özellikleri olan yumuşak toprak, Kayalık diplerinde ve dere yataklarında tesbit edilerek, eleme işlemide genellikle yerinde yapılarak tedarik edilir.

    Beşikte, çocuk şimdi olduğu gibi bezlenmediği için, def'i hacetler bölgesine denk gelecek şekilde saksı benzeri minik bir havuz yerleştirilmiş olurdu.

    Tedarik edilen toprak, beşik zeminine serilen bir örtü üzerine çeşitli şekillerde ısıtılarak bel altına gelecek biçimde havuz etrafında poposunun altına serilir, çocuğa bir üst zıbın giydirilerek ılık durumdaki toprağın üzerine yatırılır.

    Kakasını doğrudan havuza yapabildiği gibi, idrarının pişik tahrişleri meydana getirmemesi için kamış ve naylon aparatlarla idrarlarının bedenlerinden uzaklaşması sağlanırdı.

    Özellikle kol ve bacakları beşiğe has kendine özgü bağlarla kuvvetlice bellenir/bağlanır, beşiğin üstünden bir örtüyle ışıkla bağlantısı engellenir, ağzına emziği verilir, beşik sallanarak ve de olmazsa olmaz meşhur ninnilerle uykuya yönlendirilirdi.

    Çocuk uyandığında beşikten kaldırılır, yaygı toparlanarak toprak kaldırılır, diğer temizlik ve değiştirme işlemleri yapılır, bu hep böyle devam ederdi.

    Bütün bunları benim "miş/mış" lı aktarmam gerekiyordu ama...

    Toprağın, bu gün kullanılan kimyasal girdi ağırlıklı kağıt bezlerden çok daha sağlıklı olduğu inkâr edilemez kabul görürken, temin edilmeleri bütçelere büyük yük getirmesi de katlanılması güç külfet olurken, ve ciddi ciddi iddia edilebilecek, beşik tekniğiyle büyütülen bizim neslimizin daha sağlıklı oluşu tartışmasız bir gerçekken,
    eskiye dönüş "züll" mü addedilir acep?

    Bildiğim kadarıyla; (Biraz gecikmiş olsada) GürcüTürk ve Gülibikcin'in eşi ve diğer bebek sahibi annelerin "hadi canım sen de" diyebileceklerini peşinen kabul ediyorum.

    Biline ki, paylaşım amacım "hadsizlik" olabilirliğine rağmen, esasen "hoşluk"tur efendim.

    Sevgiyle selamlar.